Hava ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum, duyuyorsun değil mi
Çalacak bir kapım yok, mutluluğa hasretim
Artık sokaklar benim, görüyorsun değil mi
Zaman akmıyor sanki, saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda bir tek sen varsın bugün
Ya dön bana artık, duyuyor musun beni
Ya çık git dünyamdan, anlıyorsun değil mi
Bir resmin kalmış bende, tam ortadan yırtılmış
Hani siyah kazaklı, biliyorsun değil mi
Gözlerimden süzülen bir kaç damla anıda
Senin sıcaklığın var, anlıyorsun değil mi
UNUTAMADIM
Dün yine yapayalnız,dolaştım yollarda
Yağmurlarla ıslanan bomboş sokaklarda
Gözlerimde yaş,kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni
Unutmak kolay demiştin, alışırsın demiştin
Öyleyse sen unut beni yeterki benden istemem
Gözlerimde yas kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni
Yıllar ikimizden de çok şey götürmüş
Sen yeni yuva yaparken,beni paramparça bölmüş
Gözlerimde yaş kalbimde sızı unutmadım seni
Unutamadım unutamadım ne olur anla beni...
GESİ BAĞLARI
Gesi Bağları@nda dolanıyorum,
Yitirdiğim yârimi aman aranıyorum.
Bir tek selâmına güveniyorum,
Gel otur yanıma, hâllerimi söyleyeyim.
Derdimden anlamaz, ben o yâri neyleyeyim.
Gesi Bağları@nda üç top gülüm var.
Hey Allah@tan korkmaz, sana bana ölüm var.
Ölüm varsa bu dünyada zülüm var,
Atma garip anam beni dağlar ardına
Kimseler yanmasın anam yansın derdime.
GÜLPEMBE
Sen gülünce güller açar gülpembe
Bülbüller seni söyler
Biz dinlerdik gülpembe
Sen gelince bahar gelir gülpembe
Dereler seni çağlar,sevinirdik gülpembe
Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin
İnanamadık gülpembe
Bizim iller sessiz, bizim iller sensiz
Olamadı gülpembe
Dudağımda son bir türkü gülpembe
Hala hep seni söyler
Seni çağırır gülpembe
Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin
İnanamadık gülpembe
Bizim iller sessiz, bizim iller sensiz
Olamadı gülpembe
Gözlerimde son bir umut
Hala hep seni arar seni bekler
Gülpembe.
BENDEN ÖTE BENDEN ZİYADE
Bu akşam yine garip bir hüzün çöktü üstüme
Hücrem soğuk bir tek sen varsın düşlerimde
Demir kapı yine kapandı ağır ağır üzerime
Kelepçeler yine vuruldu kilit kilit yüreğime
Derin derin soluyorum seni gecelerce
Duvarlara kazıdım ismini her köşeye
Dudakların şeker gibiydi
Baldan öte baldan ziyade
Pembe pembe yanakların
Gülden öte gülden ziyade
Sabret gönül sabret
Sakın isyan etme
Bir gün elbet bitecek bu çile
İsyan etme
Dört kitaptan başlayalım istersen gel söze
Orda öyle bir isim var ki
Kuldan öte kuldan ziyade
O@nu düşün O@na sığın
O senden öte benden ziyade
Bir sabah elbet güneş de doğacak penceremde
Ama bil ki ateşin hala yanacak yüreğimde
Gözyaşlarım akıp gidecek
Selden öte selden ziyade
Bir canım var vereceğim
Baldan öte baldan ziyade
Sabret gönül sabret
Sakın isyan etme
Bir gün elbet bitecek bu çile
İsyan etme
Dört kitaptan başlayalım istersen gel söze
Orda öyle bir isim var ki
Kuldan öte kuldan ziyade
O@nu düşün O@na sığın
O senden öte benden ziyade
Bir ben var ki benim içimde
Benden öte benden ziyade
Bir sen var ki senin içinde
Senden öte senden ziyade
KOL DÜĞMELERİ
Hatırlarım, bugün gibi.
Sessiz geçen son geceyi
Başım öne eğik,
Bir suçlu gibi
Bana verdiğin hediyeyi...
İki küçük, kol düğmesi
Bütün bir aşk hikayesi
İki düğme iki ayrı kolda
Bizim gibi
Ayrı yolda
Akşam olunca
Sustururum herkesi, her, herşeyi
Gelir kol düğmelerimin birleşme saati
Usul usul çıkarır koyarım kutuya, yanyana
Bitsin bu işkence, kalsınlar bir arada
Heyhat sabah, Gün ışıldar
Yalnız gece buluşanlar
Yaşlı gözlerle ayrılırlar
Düğmeler gibi, bizim gibi
Bizim gibi, ayrılırlar
Bizim gibi, ayrılırlar
Bizim gibi, ayrılırlar
ALİ YAZAR VELİ BOZAR
Ali yazar Veli bozar
Küp suyunu çeker azar azar
of...of...
Gözümde yaş görseler
Erkek ağlar mı derler
Gökler ağlıyor dostlar
Ben ağlamışım çok mu
Ali yazar veli bozar
Küp suyunu çeker azar azar
Üzülmüşüm neye yarar
Keskin sirke küpüne zarar
of...of...
Bir gün dönsem sözümden
Düşerim dost gözünden
Dünya dönüyor dostlar
Bir sözden dönmüşüm çok mu
Devran dönüyor dostlar
Ben dönmüşüm çok mu
of...of...
Barış yolun sonunda
Yürü demek boşuna
Hayat duruyor dostlar
Ben durmuşum çok mu
Yaşam bitiyor dostlar
Ben bitmişim çok mu.
CAN BEDENDEN ÇIKMAYINCA
Kara haber tez duyulur,
Unutsun beni demişsin.
Bende kalan resimleri,
Mektupları istemişsin.
Üzülme sevdiceğim,
Bir daha çıkmam karşına.
Sana son kez yazıyorum,
Hatıralar yeter bana.
Unutma ki dünya fani,
Veren Allah,alır canı.
Ben nasıl unuturum seni,
Can bedenden çıkmayınca...
Kurumuş bir çiçek buldum,
Mektupların arasında.
Bir tek onu saklıyorum,
Onu da çok görme bana.
Aşkların en güzelini
Yaşamıştık yıllarca.
Bütün hüzünlü şarkılar,
Hatırlatır seni bana.
Unutma ki dünya fani,
Veren Allah alır canı.
Ben nasıl unuturum seni,
Can bedenden çıkmayınca...
Kırıldı kanadım kolum,
Ne yerim var ne yurdum.
Gurbet ele düştü yolum,
Yuvasız kuşlar misali...
Selvi boylum senin için,
Katlanırım bu Yazgıya.
Böyle yazmışsa yaradan,
Kara toprak yeter bana.
Unutma ki dünya fani,
Veren Allah alır canı.
Ben nasıl unuturum seni,
Can bedenden çıkmayınca...
KARA SEVDA
Nasıl anlatsam bilemiyorum
İçim içime sığmıyor
O deli dolu neşe dolu ben değilim sanki
Dışarısı buz gibi lapa lapa kar var
Benim içim yanıyor
Eksi 40 derece soğuk suda bile yüzerim inan ki
Kara sevda Kara sevda
Dedikleri daha ne olabilir ki
Kara sevda Kara sevda
Seni benden kim ayırabilir ki
Çocukça bir aşk deyip de geçme
Sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama
Seviyorum seni delicesine
Kara Sevda
Nasıl anlatsam bilemiyorum
Gözlerim kararıyor
Tepetaklak oldu dünya tersine sanki
Bütün aşıklar elele kolkola cıvıl cıvıl geziyor
Bense Nuh@un gemisinde tek başıma gibi inan ki
Kara sevda Kara sevda
Dedikleri daha ne olabilir ki
Kara sevda Kara sevda
Seni benden kim ayırabilir ki
Çocukça bir aşk deyip de geçme
Sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama
Seviyorum seni delicesine
Kara Sevda
Kara sevda Kara sevda
Dedikleri daha ne olabilir ki
Kara sevda Kara sevda
Seni benden kim ayırabilir ki
Çocukça bir aşk deyip de geçme
Sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama
Seviyorum seni delicesine
Kara Sevda
DAĞLAR DAĞLAR
Ellerimle büyüttüğüm,
Solar iken dirilttiğim,
Çiçeğimi kopardın sen,
Ellere verdin.
Dağlar dağlar...
Kurban olam, yol ver geçem.
Sevdiğimi son bir olsun yakından görem
Kuşlar ötmez, güller soldu.
Yüce dağlar duman oldu.
Belli ki gittiğin yerden,
Kara haber var.
Dağlar dağlar...
Kurban olam, yol ver geçem.
Sevdiğimi son bir olsun yakından görem..
BALSULTAN
Daha onaltı yaşına basmamıştı Bal sultan
Bakmaya kıyamazdın öyle güzeldi Balsultan
Bir sabah dediler ki
Gelin oldu gitti gurbete balsultan
Yüreğime düştü ateş
İnanmak zordu balsultan
Her damla yağmurda
Sen varsın Balsultan
Her tüten dumanda
Yine sen Balsultan
Aşk ateşiyle yanmayan
Nasıl ocak yaksın ki
Çocukluk nedir bilmeyen
Nasıl çocuk baksın ki
Duydum ki dalından kopmuş gül gibi solmuş gurbette
Balsultan
Altın kafesteki bülbül gibi susmuş
Balsultan
Her damla yağmurda
Sen varsın Balsultan
Her tüten dumanda
Yine sen Balsultan
Bir aksam karanlığında
Çıkıp gitmiş balsultan
Günbatısında yıldızlarla buluşmuş
balsultan
O gün bugündür tatlı bir rüzgar eser gurbette
balsultan
Ve karanlık gecelerde ışıldar tüm yıldızlar
Her damla yağmurda
Sen varsın Balsultan
Her tüten dumanda
Yine sen Balsultan.
YOL VERİN AĞALAR BEYLER
Selam olsun ağalar beyler mor sümbüllü alaca dağlar
Yol verin hele bir yol geçeyim
Yol verin yare kavuşayım
Yol verin ağalar beyler bitsin bu hasret
Bekledim tam yedi iklim geçti
Bekledim bağ bahçe bozuldu
Yol verin ağalar beyler bitsin bu hasret
Yol verin yol verin ağalar beyler
Seherde esen ilik rüzgar hasreti çekenler anlar
Yol verin yol verin ağalar beyler.
HAM MEYVAYI KOPARDILAR DALINDAN
Ham meyvayı kopardılar dalından,
Beni ayırdılar nazlı yârimden.
Eğer yârim tutmaz ise şalımdan,
Onun için açık gider gözlerim.
Benim yârim yaylalarda oturur,
Ellerini soğuk suya batırır.
Demedim mi nazlı yârim ben sana,
Çok muhabbet tez ayrılık getirir.
Uzun olur gemilerin direği,
Yanık olur anaların yüreği.
Ne sen gelin oldun ne ben güveyi,
Onun için açık gider gözlerim.
OSMAN
Osman bir deli oğlan
Onyedisinde
Bir dikili taşı yoktu şu fani dünyada
Osman yoksul
Osman garip
Osman bir deli oğlan
Osman sahipsiz
Osman bir aşık oğlan
Şerife bir güzel kız
Onbeşinde
Şerife ay parçası
Şerife elma yarısı
Şerife beykızı Şerife ağakızı
Osman kim Şerife kim derler
Derler de araya girerler
Ağalar beyler
Sana yoksul dediler Osman
Garip fakir dediler Osman
Ağa kızı nene gerek
Seni oyuna getirdiler Osman
Gel büyük sözü dinle Osman
Hani kan kardeştik Osman
O kızı sana yâr etmezler Osman
Gece vakti dellenme Osman
Bırak o silahı yerine Osman
Silahla mertlik olmaz Osman
Allah@ın verdiği canı almak sana mı kaldı Osman ?
Destur de tövbe de Osman
Yüzbin kere tövbe de Osman
Tetik kolay düşer ama Osman
Dur Osman çekme Osman
Osman bir delioğlan
onyedisinde
Bir dikili taşı yok derlerdi şu fani dünyada
Osman yoksul
Osman garip
Osman bir deli oğlan
Osman sahipsiz
Osman bir aşık oğlan
Dinleyin ağalar dinleyin beyler
Üç günlük dünyada üç kuruşluk mala gönül verenler
Bilesiniz artık Osman@ında bir dikili taşı var
Bir avuç toprağa bir dikili bir taşı
Bir de ağızdan ağıza dalga dalga yayılan yanık bir türküsü var Osman@ın
HALİL İBRAHİM SOFRASI
İnsanoğlu haddini bilir
Kem söz söylemez iken
Elâlemin namusuna
Yan gözle bakmaz iken
Bir sofra kurulmuş ki
Halil İbrahim adına
Ortada boş bir tencere
Boş mu dolumu bilen yok
Buyurun dostlar buyurun
Halil İbrahim sofrasına
Daha çatal, bıçak, kaşık
İcat edilmemişken
İbrahime inen koç
Kurban edilmemişken
Bir kavga başlamış ki
Nasip kısmet uğruna
Kapağı ver kulbu al
Kurbanı soran hiç yok
Buyurun dostlar buyurun
Halil İbrahim sofrasına
Yıllardır sürüp giden bir pay kapma çabası
Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası
Bazan durur bakarım bu ibret tablosuna
Kimi tatlı peşinde,kimininse tuzu yok
Buyurun dostlar buyurun
Halil İbrahim sofrasına
Alnı açık gözü toklar
Buyursunlar baş köseye
Kula kulluk edenlerse
Ömür boyu taş köşeye
Nefsine hakim olursan
Kurulursun tahtına
Çalakaşık saldırırsan
Ne çıkarsa bahtına
Halat gibi bileğine
Yayla gibi yüreğine
Çoluk çocuk geçindirip
Haram nedir bilmeyenler
Buyurun sizde buyurun
Buyurun dostlar buyurun
Barış der her bir yanım
Altın, gümüş, taş olsa
Dalkavuklar etrafımda
El pençe divan dursa
Sapa ,kulba ,kaba
İtibar etme dostum
İçi boş tencerenin
Bu sofrada yeri yok
Para pula ihtişama
Aldanıp kanma dostum
İçi boş insanların
Bu dünyada yeri yok.
SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA
Yaz dostum,
Güzel sevmeyene adam denir mi?
Yaz dostum,
Selam almayana yiğit denir mi?
Yaz dostum,
Altı üstü beş metrelik bez için,
Yaz dostum,
Boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?
Yaz tahtaya bir daha,
Tut defteri kitabı.
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
Bir gün öder hesabı.
Yaz dostum,
Yoksul görsen besle kaymak bal ile.
Yaz dostum,
Öksüz görsen sar kanadın kolunu
Yaz dostum,
Kimse göçmez bu dünyadan mal ile
Yaz tahtaya bir daha
Tut defteri kitabı
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
Bir gün öder hesabı
Yaz dostum,
Barış söyler kendi bir ders alır mı?
Yaz dostum,
Su üstüne yazı yazsan kalır mı?
Yaz dostum,
Bir dünya ki haklı haksız karışmış.
Yaz dostum,
Boşa koysan dolmaz dolusu alır mı?
Yaz tahtaya bir daha
Tut defteri kitabı
Sarı Çizmeli Mehmet Ağa
Bir gün öder hesabı.
HAYIR
Nasıl böylesine rahatsın ki?
Sanki hiçbirşey olmamış gibi
Yıllar boyu ümitsizce
Seni bekledim geldin miki
Bir gün olsun kapımı çalip
Halim nedir sordun mu hiç?
Çek ellerini ellerimden
Çek gözlerini gözlerimden
Bunca yıldır yokluğunda
Alıştım ben yalnızlığa
İçimde bir çok şey kırıldı
Çok geç artık dönme bana
Hayır hayır
boşuna yalvarma
İnanmıyorum sana
Hayır hayır
Gözyaşına da hayır
İnanmıyorum sana
Hayır hayır
Yüzbin kere hayır
Acı çektirme bana
Hayır hayır
Yüzbin kere hayır
İnanmıyorum sana
Sen hiç birzaman dost olmadın
Hiç hiç bir zaman destek olmadın
Yıllarca sustum ama
Bir tek şey istiyorum senden
Onurlu bir yabancı gibi
Lütfen artık çık git bu evden
Hayır hayır
boşuna yalvarma
İnanmıyorum sana
Hayır hayır
Gözyaşına da hayır
İnanmıyorum sana
Hayır hayır
Yüzbin kere hayır
Acı çektirme bana
Hayır hayır
Yüzbin kere hayır
İnanmıyorum sana.
gözlerini görür gibiyim...
gözlerinde ölür gibiyim...
BariS ManCo - 24 ayar ALbümündeki SarkiLarin SözLeri
Abbas Yolcu
Denizlerde ot yanmasa da
Dalgaların koynunda bir ömür tükettikten sonra
Su içip boğulmak varsa
Çöllerde kızgın kumlarda karlı buzlu dağlarda
Bir ömür tükettikten sonra
Çukurda kaybolmak varsa
Korkunun ecele faydası yok
Bu koşuşma niye
Abbas yolcu soran yok
Yolculuk nereye kim kaldı geriye
Taş üstüne taş koya koya
Yaratırım dünyamı
Kötülük görmek bir yana birde altınlar takmak var ya
Korkunun ecele faydası yok
Bu koşuşma niye
Abbas yolcu soran yok
Yolculuk nereye kim kaldı geriye
Sana uzatılan elleri
Görmek istemesen de
Bir gün o eller üstüne bu dünyadan göçmek var ya
Bu Gün Bayram
Sen gittin gideli içimde öyle bir sızı var ki yalnız sen anlarsın
Sen şimdi uzakta cennette meleklerle bizi düşler ağlarsın
Bu gün bayram erken kalkın çocuklar giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kır çiçekleri üzmeyelim bugün annemizi
Sen yaz geceleri yıldızlar içinde ara sıra bize göz kırparsın
Sen soğuk günlerde kalbimi ısıtan en sıcak anısın
Bu gün bayram erken kalkın çocuklar giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kır çiçekleri üzmeyelim bugün annemizi
Bu gün bayram çabuk olun çocuklar annemiz bugün bizi bekler
Bayramda hüzünlenir melekler gönül alır bu güzel çiçekler
Dört Kapı
Tuz ekmek hakkı bilerek
Sofra kurmasan da olur
Ilık bir tas çorba yeter
Rızkım buymuş der içerim
Kadir kıymet anlayana
Sandık açmasan da olur
Kırk yamalı hırka yeter
İdris biçmiş der giyerim
Bir çorbayla karnım doydu
Hırka bana yorgan oldu
Birde kalem tutmayı öğret
Kırk yıl sana hizmet ederim
Bana bir harf öğret yeter
Kırk yıl sana hizmet ederim
Barışım uzaktan geldim
Dört kapı önünde durdum
Dört kapıdan geçemezsem
Geldiğim gibi giderim
Dut Ağacı
Bu sabah doğup büyüdüğüm mahallenin sokaklarında dolaştım
Çocukluğumu tekrar yaşamak istedim bu sabah ve bir an keşke bugün Hiç olmasaymış diye düşündüm keşke dün dün kalsaymış
Şu sağdaki iki katlı ev Nezahat hanımlarındı galiba
Yok yok bu Yekta beylerinki olmalıydı
Nezahat hanımlarınkinin yanı top oynadığımız boş arsaydı
İyi ama nerde boş arsa ya bakla tarlası peki taş mektep
Nerdeler kimler götürdü kimler çaldı o güzelim anıları benden
Birden Rıza amcayı gördüm yine o dut ağacının altında oturuyordu
Koştum ellerine sarıldım önce tanımadı sonra rıza amcanın
Sımsıcak ellerinde çocukluğumu yeniden yaşamaya başladım
Tam karşımızdaki evin üçüncü katında otururlardı
Ondört yaşında boyanmaya başladığından mahalleli
Sonunu iyi görmezdi doğrusu bu kız çok tango olmuş derlerdi
Evlenmiş iki sokak öteye taşınmışlar eskisi gibimi diye sordum
Eskisi gibiymiş biraz kilo almış o kadar olsun
Kim bilir kilolu olmak bile ne yakışmıştır ona zaten ne yakışmazdı ki
Rengini beğenmedim bugün Rıza amca üstelik bayağı süzülmüşsün
Tabi gece hayatı içki sigara bakmıyorsunuz ki kendinize
İlahi rıza amca birlikler umumi katipliğinden emekli oluvereli
Gecesi gündüzü bu dut ağacının altında geçerdi
Son üç sadrazamı ve cumhuriyetten bu yana bütün başvekilleri
Sırasıyla ezbere bilir bize de saydırırdı çocukluğumuzda
Hala hatırlıyor musun diye sordum
Hatırlıyor muyum hiç unutmamıştım ki
Bilekten bağlı açık sandaletler giyerdi nedense pek derin
Gibi Gibi
Ben yaralı kurt sen kınalı kuzu biraz cilve aşkın biberi tuzu
Sanki biraz naz ediyorsun ama senin bana gönlün var gibi gibi
Yüzüme karşı git diyorsun ama sanki gözlerin kal der gibi gibi
Yeter çektiğim insaf et gayri senin bana gönlün var gibi gibi
Arpa buğday yan yana orak istemez
Yağız at şahlandımı durak dinlemez
Sende biraz naz ediyorsun ama sanki bana gönlün var gibi gibi
Yüzüme karşı git diyorsun ama sanki gözlerin kal der gibi gibi
Yeter çektiğim insaf et gayri senin bana gönlün var gibi gibi
Zehirin şifası süt ile incir ellerim kelepçe yüreğim zincir
Sanki fazla naz ediyorsun ama senin bana gönlün var gibi gibi
Yüzüme karşı git diyorsun ama sanki gözlerin kal der gibi gibi
Yeter çektiğim insaf et gayri senin bana gönlün var gibi gibi
Kimse sevemez benim gibi seni kırk yılda bir gelir Barış gibisi
Sende fazla naz ediyorsun ama yinede bana gönlün var gibi gibi
Yüzüme karşı git diyorsun ama sanki gözlerin kal der gibi gibi
Yeter çektiğim insaf et gayri senin bana gönlün var gibi gibi
Lahburger
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde
Kaf dağının ardında uzak bir ülkede
Kozu paylaşmak için iki düşman kabile
Seçtiler iki civan sürdüler beni dare
Biri aslan yürekli miyav kartal misali
Biri ürkek bakışlı anka kuşu sanki
Çektiler silahları çünkü ilahlar kurban istediler
Töreler aşk dinlemez yalnız emreder
Hamburger gençliğin sevgilisi
Hamburger sevdanın yanık sesi
Hamburger çift kaşarlı bir rüya
Hamburger olmaz güzelin böylesi
Biraz soğan biraz ketçap
Salata malata hardal ketçap
Hamburger bu aşk fizik ötesi
Hamburger çıtır çıtır patates ile
Hamburger dilinmiş turşu ile
Hamburger batıya açılan pencere
Hamburger pencereden uçtu tencere
Biraz soğan biraz ketçap
Salata malata hardal ketçap
Lahmacun lahmacun
Dünyayı dolaş benzeri yoktur edalı işveli lahmacun
Sen sofranı kur yemeyen toktur şifalı cilveli lahmacun
Mis gibi tereyağlı envai bahar biberli sumaklı lahmacun
Beş dakika pişir tam orta karar ceylan bakışlı lahmacun
Hamburger yaşlı genç ayırt etmez
Hamburger esmer sarışın fark etmez
Hamburger güler yüzlü herkese
Hamburger oda güler naz etme
Biraz soğan biraz ketçap
Salata malata hardal ketçap
Lahmacun lahmacun
Dürüp dürüp sar kenarını tutma nazik salçalı lahmacun
Kuzu kulağıyla rokayı unutma limonlu ekşili lahmacun
Yandım dedikçe buz gibi ayran şalgam suyu lahmacun
Bin derde deva maydonuzuyla hamuru nakışlı lahmacun
Hamburger batıya açılan pencere
Hamburger pencereden uçtu tencere
Lahmacun lahmacun
Kıyması bolca soğanı da onca neşelendikçe kahroldukça
Hamburger bu aşk fizik ötesi
Salçalı koruklu biberli olsa sona kalan donup saçını da yolsa
Aslan yürekli burger ceylan bakışlı lahmacun
Çelik bilekli burger hamur nakışlı lahmacun
Gözümün nuru burger ciğer parem ne der
Lahburger lahburger
Lahburger lahburger
Bu öykü böyle gider başı sonu bilinmez
Bilinen şeyler ise her zaman söylenmez
Rakı da bir ayran da bir içmesini bilene
Şapta bir şekerde bir tokum diyene
Şalda bir çuha da bir giymesini bilene
Güzelde bir çirkinde bir sevdim diyene
Her yeni doğan bebek yeni bir dünya demek
Aç gözünü hoş geldin lahburger bebek
Onlar erdi muradına kerevet bize kaldı
Bu yarışta bayrağı lahburger aldı
Aç gözünü hoş geldin lahburger bebek
Onlar erdi muradına kerevet bize kaldı
Mahkum
Koca ekmeği paylaşmak dururken
Tek bir lokmanın kavgası uğruna
İşte sonunda yalnızız baş başa
Kırık bir sazın son telleri gibi
Mahkum ettik kendimizi
Yalnız ve yan yana yaşamaya
Mahkum ettik kendimizi
Sonsuza dek böyle yaşamaya
Sevmek nedir öğrenmeden
Gençliği görmeden yaşlanmaya
Gözlerden uzak sevişmek dururken
İç dünyamızı korumak uğruna
İşte sonunda yalnızız baş başa
Tıpkı bir dalın son direkleri
Mahkum ettik kendimizi
Yalnız ve yan yana yaşamaya
Mahkum ettik kendimizi
Sonsuza dek böyle yaşamaya
Sevmek nedir öğrenmeden
Gençliği görmeden yaşlanmaya
Mahkum ettik kendimizi
Yalnız ve yan yana yaşamaya
Mahkum ettik kendimizi
Sonsuza dek böyle yaşamaya
Bitmez soğuk gecelere
Sevgiden arınmış yalnızlığa
Söyle Zalım Sultan
Sıra sıra dağlardan erişilmez yaylalardan
Kuş uçmaz kervan geçmez bilinmez binbir yoldan
Gel dedinde gelmedim mi söyle gelmedim mi söyle gelmedim mi
Aman hele hele sultan zalım zalım sultan söyle söyle
Söyle gelmedim mi söyle gelmedim mi
Aman hele hele sultan zalım zalım sultan söyle
Gül yüzünden bal yanaktan sırma saçtan al dudaktan
Kumru gibi kaçan gözden ince belden al topuktan
Sev dedinde sevmedim mi söyle sevmedim mi söyle sevmedim mi
Aman hele hele sultan zalım zalım sultan söyle söyle
Söyle sevmedim mi söyle sevmedim mi
Aman hele hele sultan zalım zalım sultan söyle
Barış kul sana kurban yoktur derdime derman
Hançerini vur sineme çok naz ettin zalım sultan
Öl de gayri öleyim mi söyle öleyim mi söyle öleyim mi
Aman hele hele sultan zalım zalım sultan söyle söyle
Söyle öleyim mi söyle öleyim mi
Aman hele hele sultan zalım zalım sultan söyle
__________________
Cok ßiSey DeğiL SadeCe Emeğe Karsi Tesekkür Edin .!!
. - ٠ • • ● [ * . ß é ŋ _ S é ŋ d é _ Ť ų ŧ ų ĸ Ł ų _ ĸ ā Ł d ĩ м . * ] ● • • ٠ - .
Nasıl böylesine rahatsın ki,
Sanki hiçbişey olmamış gibi.
Yıllar boyu ümitsizce,
Seni bekledim, geldinmi ki?
Bir gün olsun kapımı çalıp,
Halim nedir,sordunmu ki?
Çek ellerini ellerimden!
Çek gözlerini gözlerimden!
Bunca yıldır yokluluğunda,
Alıştım ben yalnızlığa.
İçimde bir çok sey kırıldı
Çok geç artık, dönme bana!
Hayır hayır boşuna yalvarma,
İnanmıyorum sana!
Hayır hayır gözyaşına da hayır
İnanmiyorum sana!
Hayır, hayır, yüzbin kere hayır,
Aci çektirme bana!
Hayır, hayır, yüzbin kere hayır,
İnanmıyorum sana!
Sen hiçbir zaman dost olmadın.
Hiç, hiçbir zaman destek olmadın.
Yillarca hep sustum ama,
Bir tek sey istiyorum senden:
Onurlu bir yabancı gibi,
Lütfen artik, cik git bu evden!
Sahipsiz vatanın batması haktır
Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır..!