Ala gözlerini sevdiğim dilber
Yar senin ahdına durmazmı sandın
Hatırın hoş olsun birin bin olsun
Senden alasını canım bulmaz mı sandın
Doğru gelenlere doğru varayım
Halden bilenlere kurban olayım
Sen birini bulmuşsun bende bende bulayım
Güzeller dengini canım bulmazmı sandın
Karacaoğlan derki böyle olmasın
Arada engeller murad almasın
Sana senden olmuş benden olmasın
Herkes ettiğini canım bulmazmı sandın
Alın Yazısı
Çağla sen çağla yaralı kalbim
Feryadımı duysun alem isterdim
Bal dudaktan ahu gözden
Aksöğüt altında güzde
Bir ateş isterim yar senden
Cemalini görmeseydim alyanaktan tatmasaydım seni bir an
Unutsaydım keşke demek neyime
Tükenir ömrüm bir an yerlerde
Güller açmaz oldu özlem hep yare
Felek suç sende değil bütün kabahat bende
Çiziyorum alın yazım elle
Ne hasretim mavilere ne bahara nede güle
Beni ayırdılar yardan kaldım burda bi çare
Budur halim dertli başım uslanmadı deli gönlüm
Felek sana bir çift sözüm
Çiziyorum alın yazımı elle
Alın yazım elle
Balıkçının Öyküsü
Sevinçler vardır sıcacık
Umut dolu
Sevinçler sıcacık sevinçler
Umut dolu
Yakamozların oynaşmaya
Güneşin ateşinin küllenmeye
Başladığı saatte
Zokasına vuran iri balığı
Nasırlı ve güçsüz ellerine
Aldırmadan
Ama umutla ama
Çoşkuyla çeken
İhtiyar balıkçının hissettiği gibi
Bir Serüvenin Tanımı
Hiç bir zaman yenilmedi geceye
Sevincim de, inancım da
Doğru diye bildiğim güzellikler
Hiç bir gün kendinden uzak bir şeye değişmedi
Hiç bir gün yolda koymadı beni
Güvencim ve direncim
Düşerim sandılar, dönüp baktılar
Gülerek geçip gittim
Evet, ben tek başımaydım
Onlarsa çok yalnızdılar
Büyük Şehir
Herşeyi bırakıp giderken büyük şehre
Mahzun ve mahçup bir çığlık var içimde
Kavga gibi aklım
Yalnızlık gibi ürkek
Ve senin kadar çıplaktır
Veda edip giderken doğduğum bu şehre
Hala içimde taşralı bir his
Kavga gibi aklım
Yalnızlık gibi ürkek
Ve senin kadar çıplaktır
Bu şehrin geceleri daha parlaktır
Ve kadınları daha bir kadındır geceleri
Kibar beyleri, pahalı sofraları
Yalancıdır aşkları, sevdaları
Ve o şehrin aç çocukları bizim kadar çıplaktır
Camdan Küre
Eski bir şehrin ilk ışığında
Puslu sokak lambasının altında
Düşler tarlasına yolculuk
Yalnızlık camdan bir küre
Kürede düşten pencere
Uzatsam elini sana sevgiyle
Büyüsü aşkın dudaklarda
Sokaklar bomboş o anda
Düşlerim ve ben başbaşa
Çagır Beni
Gece soğuk ve karanlık yanlızsın üşüyorsun
Sımsıcak dostun sesini arayıp bulamazsın
Hani dertlerin bir çığ olur peşinden koşarda kaçamazsın
Tutmak istersin gökyüzünü kanatlanıp uçamazsın
Yakarım kederleri umarsız birer birer
Ama elin kolun bağlıdır bu seni tutsak eder
Tükettik acılarla koca bir ömrü
Çağır beni anılara bir akşam üstü
Fabrika Kızı
Gün doğarken her sabah
Bir kız geçer kapımdan
Köşeyi dönüp kaybolur
Başı önde yorgunca
Fabrikada tütün sarar
Sanki kendi içer gibi
Sararkende hayal kurar
Bütün insanlar gibi
Bir evi olsun ister
Birde içmeyen kocası
Tanrı ne verirse geçinir gider
Yeterki mutlu olsun yuvası
Dışarda bir yağmur başlar
Yüreğinde derin sızı
Gözlerinden yaşlar akar
Ağlar fabrika kızı
Oysa yatağında bile
Birgün uyku göremez
İhtiyar anası gibi
Kadınlığını bilemez
Makineler diken gibi
Batar hergün kalbine
Yün örecek elleri
Hergün ekmek derdinde
Gün batarken her akşam
Bir kız geçer kapımdan
Köşeyi dönüp ksybolur
Başı önde yorgunca
Fabrikada tütün sarar
Sanki kendi içer gibi
Sararkende hayal kurar
Bütün insanlar gibi
Kar Yağıyor Bugün Ankara'ya
Kar yağıyor bugün ankara'da
Kar yağıyor uykularıma
Sen uzaklardasın
Dışarda buz gibi bir hava
Odam sıcacık aşkınla
Sen uzaklardasın
Kar yağıyor bugün ayrılanlara,eski günlere,hatıralara
Biliyorum örtecek onları eski günleri, hatıraları
Kaç mevsim geldi geçti, yanıyorum aşkınla
Sen uzaklardasın
Gün seni anlattı ben dinledim
Geceler tutsak yalnızlığıma
Sen uzaklardasın
Kar yağıyor bugün ayrılanlara,eski günlere,hatıralara
Biliyorum örtecek onları eski günleri, hatıraları
Mavi Duvar
Duvarları maviye boyadım
Maviyi çok seversin
Penceremde menekşeler dizili
Sularken şarkı söylersin
Gramafon da eski alaturka
Hoşuna gider bilirim
O yaz evinin içinde
Denize nazır
Sabaha kadar bekledim seni
Birden dalgalar dedi ki gelmeyeceksin
Birden çıktım viraneden
Koşa koşa indim kumsala
Acı acı sövdüm sonra
Yüzümü kırbaçlayan rüzgara
Mektup
İnan düşündüm hiç olamazdı seninle
Ağırlığın bana çok gelir taşıyamazdı kalbim senide
İnan çok düşündüm hiç olamazdı seninle
Ağırlığın bana çok gelir taşıyamazdı kalbim senide
Bitti tüm kavgalarım nerdesin diye sormalarım
Bak sensiz de yaşıyorum hayatı böyle (Ayyy)
Bitti tüm kavgalarım nerdesin diye sormalarım ama
Bugünlerde çok yalnızım
Ağzımda bir sonbahar şarkısı birde sensizliğin kalp ağrısı
Pişman mıyım bende bilmiyorum dedim ya çok yalnızım
Aklımdan hiç çıkmıyor peki hoşçakal deyişin
Gözünde bir damla yaş ile arkana bile bakmadan gidişin
Aklımdan hiç çıkmıyor peki hoşçakal deyişin
Gözünde bir damla yaş ile arkana bile bakmadan gidişin
Bitti tüm kavgalarım nerdesin diye sormalarım
Bak sensiz de yaşıyorum hayatı böyle (Ayyy)
Bitti tüm kavgalarım nerdesin diye sormalarım ama
Bugünlerde çok yalnızım
Bilirim sende çok yalnızsın hasret yaş olur gözlerinde
Ağlarsın bir köşede sessizce başını omuzuma koymadan ilk defa
Tut ellerimi sensizlikten çek al beni
Tut tut ellerimi sensizlikten kurtar beni
Nazlı Yarim
Nazlı yarim gel yanıma
Saçların dola boynuma
Vermezlerse seni bana
Kaçalım dağlar ardına
Sen edalı ceylan
Ben yaralı şahan hey, hey..
Kıraç toprakta bir çiçektim
Güz bekler rahmet dilerdim
Su başına geldiğinde
Gölgen ile yeşillendim
Sen edalı ceylan
Ben yaralı şahan hey, hey..
Meskenin dağlardır benim
Hüküm ferman dinlemedim
Borcum olan bir canı da
Senin yoluna eyledim
Sürgün
Kim bilir kaç hain gece şu gönlüme vurgun oldu
Bozgun oldu talan oldu
Ayrılıktır geçer dedim ser sözün içime aktı aktı kan doldu
Sarı saçaların savruldu ateş bakışların soldu bu tenin
Tenime yalan oldu
Gittiğin gün renkler sustu zaman doldu aldığım her nefes
Haram oldu
Göz yaşlarımın aktığı yerde
Hasretin ektim yalnız gönlümde
Simsiyah simsiyah simsiyah
Güller açıyor
Sür beni sürgün eyle
Bin derdime bin dert ekle
Yoruldum duruldum artık
Aşkta gurur olmaz dinle
Tut beni tutsak eyle
Sevdan ile ferhat eyle
Aşkımdan hüküm giydim
İsyanım sensizliğe
Yastayım
Neredesin şimdi nerde sesin duyulmuyor niye
Neredesin şimdi nerde bir veda etmeden niye
Gölgen düşer üzerime sana hasret her nefeste
Son öpüşün saklı bende doyamadım dur gitme
Yastayım yar yastayım yokluğundan yastayım
Saramadan son defa gidişinde yastayım
Kederle her günümde umut idin can idin
Şu kısacık ömürde bir buğulu düş idin
Kendini bulduğun yerdesin
Gülen güldün şirin sözdün mehtabımdın can özümdün
Feda olsa idi ömrüm neredesin şiir gözlüm
Bir yağmura değdin göçtün damla damla akar hüznün
Bu son sefer değil gülüm buluşuruz elbet bir gün
Yaşamak
Bir nehir gibi yorgun
Umarsız yol almaktır yaşamak dedikleri
Hırçın rüzgarlar beni sürüklerken meçhule
Yalanlarla hüzünlerle savrulmak bu nehirde
Bil ki acılar örseler yüreği
Karanlık gece değil yaşamın ta kendi
Korkar ellerim tutmaz ellerini
Sanma umutsuzdur kaçar bu deli
Rüzgara inat ve yaşamak
Umutla bir başına
Yeşil Gözlerinden
Bir yağmur sonrası
Açmıştın ellerimde
Dokunmaya kızamazdım
Büyülü masum tenine
Hatırla daha dün gibi
Uyanırken mavi sabahlara
Derdin ki
Onurlu aşklar yaşanır gider sonsuza
Oysa sen şimdi
Diyorsun affet
Güzelliğin örtmez ki günahlarını
Yeşil gözlerinden sevda süzsem ne çare
Yağmur olup yüreğine düşsem ne çare
İhaneti gözlerinden silseydim keşke
Dokunduğum mavileri çaldın ne çare
Yeşil gözlerinden sevda süzsem ne çare
Yağmur olup yüreğine düşsem ne çare
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklim daha ne kadar kalacak bu corak ülkede?